Yardımeli Derneği
Yardımeli IOS
Yardımeli Android

Çözüm Sürecine Dair Basın Açıklaması

Çözüm Sürecine Dair Basın Açıklaması

Çözüm Sürecine Dair Basın Açıklaması

Bu gün saat 11.00'de AKABE, İMH, AKV, Medeniyet, İHH, AKDAV ve Hikmet Vakfı çözüm sürecine dair ortak bir basın açıklaması yaptı.

Bu gün saat 11.00'de AKABE, İMH, AKV, Medeniyet, İHH, AKDAV ve Hikmet Vakfı çözüm sürecine dair ortak bir basın açıklaması yaptı. İHH Genel Merkezi'nde gerçekleştirilen açıklamada şu bilgilere yer verildi:

Kamu güvenliğinin sağlanması özgürlüklerin korunması

Kardeşlik üzerine bina edilen ve bin yılı aşkın aynı kaderi paylaşan halklarımızın fetret dönemi olarak addettikleri zor günlerin geride kalması sinyali sadece ülkemizde değil, etnik ve mezhepsel krizlerle boğuşan bütün Ortadoğu halklarına umut vermiştir.

Ne var ki, asıl bedeli ödeyen halkların sarıldıkları barış ipi,son günlerde ardı ardına gelen şiddet söylem ve eylemleri sebebiyle tekrar kopma noktasına gelmiştir.

Yıllarca süren kaos döneminden sonra, barış sürecinin oluşturduğu hava, bölgemizde vuku bulan dahili ve harici sebeplerle tekrar yas günlerine evrilmeye başlamıştır.

Seçim kampanyasında ve akabinde oluşturulan sert dille gerilen süreç, Suruç’ta gerçekleşen bombalı saldırı ile Türkiye’yi tekrar şiddet sarmalının içine sürüklemiş ve ülkemizin her bir köşesinden Türkçe, Kürtçe, Arapça ağıtlar yükselmeye başlamıştır.

Ülkemizin kabusu olarak kabul edilen şiddet ve gerilim halklarımızın mal ve can güvenliğine, istikrar ve kardeşliğine kast etmektedir.

Barış zor ve meşakkatli bir yoldur. Çözüm süreci Kürdü, Türkü, Lazı, Çerkezi ile tüm halkın sahiplendiği bir süreçtir. Bu nedenle tüm yapıların ve tarafların çözüm sürecini yürütmeye ve şiddeti derhal sonlandırmaya yönelik tavır ortaya koyması gerekir.

Devlet her insanın güvenliğini sağlamak, başta yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlüklerin korunması için kamu düzeni ve insan güvenliğinin sağlanması için görevini yerine getirmek zorundadır. Yaşam hakkı, hayatın güvencesi, hak ve özgürlüklerin güvence altına alınması, devletin görev ve sorumluluğudur.

Devlet kürt meselesi ile ilgili halkın beklentilerini karşılayacak adımları atmaya devam etmelidir. PKK ve tüm bileşenleri kürt halkının ve tüm Türkiye insanlarının hayrına olabilecek ‘’çözüm sürecini’’ bölgedeki hegemonyasını pekiştirmeye dönük olarak alternatif kamu düzeni kurmak için kullanmıştır. Son yaşananlar bir daha göstermiştir ki PKK’nın hedefi ne barış ne de kürt halkının beklentileridir. PKK’nın uyguladığı şiddet dilinin tek kazananı,bölge halklarını birbirinden koparan sınırları çizen emperyalistler ve onların bölgedeki uzantılarıdır.Son aylarda kürt-Türk dindar insanların hedef gösterilmesi,bir çoğunun hunharca katledilmesi,halkların korkuya esir edilmesi bunun delilidir.

‘’Çözüm sürecinin’’olmazsa olmazı PKK’nın silahlı güçlerinin Türkiye’yi terk etmesi ve şiddetin bir siyasal araç olarak kullanılmasından vazgeçilmesidir.

Takvime bağlanmış olan bu durum çevresel şartların değişmesi sonucunda askıya alınmış ve barış yerine çatışma dayatılmıştır.

Barış,çevresel şartlardaki değişimin ve konjonktürün sunduğu geçici küçük imkanlarla değişilmeyecek kadar daimi ve büyük bir imkandır.

Desteğini kendi menfaatlerine göre, bazen bir tarafa bazen da diğer tarafa veren ve her iki tarafı da maliyetsiz bir şekilde kullanan okyanus ötesi güçleri üçüncü göz mevkiine getirmek Kürt,Türk bütün Türkiye halkı için tarihi bir hata olacaktır.Dışarıdan üçüncü göze ihtiyaç yoktur.Üçüncü göz halktır.

Çözüm sürecinde bir kırılma olmuştur.Aynıyla tekrarı mümkün olmayabilir.Ancak tecrübesi yaşanmıştır.Artık buradan geri dönüş olmamalıdır.Silahın susması için gerekli adımlar atılmalıdır.Şiddetin yerine siyasetin imkan dahilinde olduğunu kadim değerlerin hakim olduğu barışla noktalanacak yeni bir süreç başlatılmalıdır.

AKABE - AKDAV - İHH - İMH - MEDENİYET VAKFI - AKV - HİKMET VAKFI

Paylaş: