Yardımeli Derneği

ULUSLARARASI ŞEHİR VE STK'LAR ZİRVESİ’inde YARDIMELİ

ULUSLARARASI ŞEHİR VE STK'LAR ZİRVESİ’inde YARDIMELİ

ULUSLARARASI ŞEHİR VE STK'LAR ZİRVESİ’inde YARDIMELİ

Açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından yapılan, Esenler Belediyesinin düzenlediği “Uluslar arası Şehir ve Sivil Toplum Kuruluşları Zirvesi” 20-22 Ekim 2017 tarihleri arasında; 60 ülkeden 192 STK ve Üniversitenin katılımı ile gerçekleştirildi.

Zirvede yer alan Yardımeli Derneği’nin , insani yardım faaliyetleri ve projeleri  katılımcılarla paylaşıldı. Ayrıca; Yardımeli Yönetim Kurulu Başkanı Dr.Sadık Danışman, zirvede “İnsani Yardım ve Kurumsallaşma” konulu bir sunum gerçekleştirdi.

Dr.Sadık Danışman’ın zirvede yaptığı sunumdan bir bölümünü paylaşıyoruz:

 


 Bismillahirrahmanirrahim,

“Bilir misin nedir sarp yokuş . Bir kişiyi daha zincirlerinden kurtarmaktır, azad etmektir. Veya bir yetimi gözetmektir, sevindirmektir. Ya da evsiz barksız, yurtsuz , yuvasız bir düşkünün elinden tutup kaldırmaktır. Daha sonra iman edenlerden olmak ve birbirlerine Hakkı ve merhameti tavsiye etmektir. İşte bunlardır bahtiyar kesime dahil olanlar.” ( Beled Suresi)

Değerli katılımcılar, hepinizi saygı ve sevgi ile selamlıyorum.

İnsani yardım;  mazlum, mağdur ve muhtaç durumdaki kişilere cinş,ırk,renk,dil,din ayrımı yapmaksızın; hiçbir karşılık beklemeden yapılan gıda, sağlık, eğitim,barınma,sosyal-siyasal,kültürel,hukuk vb. yardımların genelidir. Fakat insani yardım dendiğinde, genelde doğal afet ve savaşlar neticesinde mağdur ve muhtaç olan insanlara yapılan destek –yardım akla gelmektedir.

BM’nin yayınladığı “2016 yılı Felaket Raporunda” ,  Felaketleri  "doğal" ve "teknolojik" olarak ikiye ayırmakta ve  2015 yılında dünya genelinde 371 doğal ve 203 teknolojik felaket yaşandığını bildirmektedir.

Raporda, doğal felaketlerin ilk sırasını 154 felaketle sel, ikinci sırayı 114 felaketle fırtına, üçüncü sırayı ise yüzde 38 artışla son 10 yılın en yüksek seviyesine ulaşan kuraklık almaktadır.

Doğal felaketlerin iklim değişikliğinden kaynaklandığı vurgulanan raporda, bundan yaklaşık 108 milyon insanın olumsuz etkilendiği kaydedilmiştir.

Rapora göre, 2015'de dünya genelinde 22 bin 724 kişi doğal felaket nedeniyle, 9 bin 826 kişi ise teknolojik felaket sonucu hayatını kaybetti. Söz konusu rakamların, son 10 yılın ölüm ortalamasından yüzde 67 daha az olduğu ifade edildi. 

Rakamların da gösterdiğine göre,  gerek insanların yanlış uygulamaları sonucu oluşan doğal felaketler, gerekse kendiliğinden oluşan doğal afetlerden sonra mağduriyetler ortaya çıkmakta ve zor durumda olan, çaresiz, kimsesiz, elinden bir şey gelmeyen insanlara yardım edilmesi gerekiyor.

Peki bunu kim, ya da kimler yapacak ?

Ferd ve birey olarak , yapabileceğimiz  her türlü yardım bize vahiy tarafından zaten emredilmiştir. “Allah’ın sana iyilik yaptığı gibi, sen de başkalarına iyilik yap” ( Kasas Suresi) . Bu vahye muhatap olan herkesin yapması gereken bir vecibedir. ( Detayına giremiyorum, zaman kısa)

Bunun yanında ; kurumsal olarak bu görevi yapan bir çok kurum ve kuruluş mevcuttur:

  • Devlet Kurum ve kuruluşları
  • Dünya ülkeleri  tarafından oluşturulan kurum ve kuruluşlar
  • Ticari Şirket fonları
  • Dini kurum ve kuruluşlar
  • Ulusal ve Uluslar arası Gönüllü  (STK )kuruluşlar
  • Meslek odaları ve Cemiyetler
     

Sivil Topluk Kuruluşlarının  ( STK) her geçen  sayıları ve faaliyet alanları, imkanları  artmakta ; daha fazla kişiye ulaşmaktadırlar. STK’lar kuruluş amaçları doğrultusunda çalışmalar yaparken, bunu gönüllülerle birlikte, kar amacı gütmeden, gelirlerini bağışlardan ve üye aidatlarından sağlayarak gerçekleştirirler.


MAĞDURİYETLERİN SEBEPLERİ

Doğal Afetler: Her yıl doğal afetlerden dünyada  218 milyon insan mağdur olmaktadır.Dünya ekonomisine maliyeti  300 milyar dolardır.

Dünya bankası verilerine göre : 1980 – 2011 yılları arasında 2,3 milyon insan doğal afetlerden hayatını kaybetti.

Dünya üzerinde yaşanmış en ölümcül 10 doğal afet:

  • 23 Ocak 1556'da Kuzey Çin'de gerçekleşen, 8 ölçeğindeki depremde tam 830.000 kişihayatını kaybetmiş.
  • Doğu Pakistan'ı esir alan Bhola Hortumu, 12 Kasım 1970'te Bangladeş nüfusunun tam %45'inin hayatını kaybetmesine sebep olmuş.
  • 185 km/saat hıza sahip olan hortum; Bangladeş'te 167.000 kişinin, tüm Pakistan'da tam 500.000 kişiyi öldürmüş.
  • Ülkece hortumlara, depremlere ve tsunamilere alışkın olan Hindistan, tarihindeki en büyük doğal felaketlerden birini 1839 yılında yaşamış. Hortumun yarattığı, yüksekliği 12 metreyi bulan dalgalar, Coringa'da tam 300.000 kişinin ölümüne sebep olmuş. Bunlardan 20.000'inin dalgalar tarafından yutularak ölmesi de başka bir dikkat çekici hadise...
  • Şu anda dünyanın en büyük ekonomilerinden biri olan, ne var ki tarihi doğal felaketlerle dolu olan Hindistan'ın başından geçen bir başka büyük hadise; 4 yıl süren Büyük Hindistan Kıtlığı.1769-1773 yılları arasında vuku bulan kıtlıkta, o zamanki Hindistan nüfusunun üçte birihayatını kaybetmiş.
  • Çin'in coğrafi merkezinde bulunan Henan Bölgesi, bundan yaklaşık 1000 yıl öncesine kadar Çin'in en gelişmiş, en endüstriyelleşmiş bölgesiymiş. Ta ki Henan'ın ortasından geçen Sarı Irmak taşmaya karar verene kadar. Aralık 1887'de yaşanan felaket, 11 şehri yutmuş; 2 Milyona yakın sayıda insanın hayatını kaybetmesine sebep olmuş.
  • Şu sıralar hiç de doğal olmayan felaketlerle uğraşan iki Ortadoğu ülkesi, tam 800 yıl önce ortak bir acıyı paylaşmışlar... 5 Temmuz 1201 yılında gerçekleşen deprem, şu ana kadar tarihte kaydedilmiş olan en ölümcül depremlerden biri olarak geçiyor. İki ülkede birden birer milyonu aşkın insan hayatını kaybetmiş.
  • Paçasını felaketlerden kurtaramayan bir diğer ülke de Çin. 1931 yılında Yangtze Nehri'nin taşması sonucu yaşanan sel felaketinde tam 3.7 Milyon insan hayatını kaybetmiş, 1 milyara yakın insan evlerinden olmuş...
  • İrlanda'da 1845-1852 yılları arasında yaşanan patates kıtlığı, ülke nüfusunun dörtte birinin hayatını kaybetmesine sebep olmuş. 7 yılda tam 1 Milyon insan.
  • Bir Çin daha, bu ise en kötüsü. 1876-1879 yılları arasında yaşanan 3 yıllık kuraklık, Çin'deki birçok nehrin kurumasına sebep olmuş.
  • 9 eyaletin ciddi şekilde etkilendiği bu felaketin yarattığı açlık; üç yıl içinde 9 Milyon İnsanı öldürmüş.
  • Ne deprem, ne hortum, ne sel, ne de kuraklık... İnsanlık tarihinin yaşadığı en ölümcül doğal felaket, İspanyol gribi. 1918-1919 yıllarında yaşanan bu felaket salgını, ticaret gemileri ile neredeyse tüm dünyaya yayılmış. En çok ölüme Hindistan'da sebep olan (16 Milyon insan), Amerika'da bile 650.000 kişiyi öldüren İspanyol gribi; tüm dünyada 100 Milyona yakın sayıda insanın ölümüne sebep olmuş...

 

Kuraklık: Bir bölgede nem miktarının geçici dengesizliğinden kaynaklanan su kıtlığı olarak tanımlanabilen kuraklık, doğal bir iklim olayıdır ve herhangi bir zamanda ve yerde meydana gelebilir. Kuraklık genellikle yavaş gelişir ve sıklıkla uzun bir dönemi kapsar. Kuraklık, canlı yaşamını, tarımı ve çevreyi birinci derecede etkiler.

Son 105 yılda( 1900-2005) 822 kuraklıkla insanlar karşılaşmıştır. Bunun %57 si Afrikada, %20 si Asyada meydana gelmiştir. Kuraklıktan  ölen insan sayısı 10 milyonu aşmıştır. 2005 yılı itibari ile dünya üzerinde yaklaşık 250 milyon çölleşmeden doğrudan etkilenmiştir.

 

Savaşlar: Hangi amaca hizmet ederse etsin savaşlar, yıkıcı ve travmatik sonuçlara sebebiyet verir. Her ne kadar askeri ve silahlı örgütler arasında gerçekleştirilen bir eylemmiş gibi görünse de savaşlardan en çok etkilenen tüm bu politik sorunlardan uzak canlılardır. Savaşın mağdurları her zaman kadınlar, çocuklar, yaşlılar, hayvanlar ve tabiat olur.

Rakamların diliyle savaşlar !

  • Dünyada 5 bin 600 yılda toplam 15 bin 500’ün üzerinde bölgesel ya da ulusal savaş yaşandı. 3 milyar 700 milyon insan öldü.
  • I. Dünya Savaşı’nda ölen her 100 kişiden 14’ü, II. Dünya Savaşı’nda ölen her 100 kişiden 70’i, 1990’lardaki savaşlarda ölen 100 kişiden 90’ı sivildi.
  • 1945-1992 yılları arasında gerçekleşen 149 savaşta 23 milyondan fazla insan öldü. Bunun yalnızca 3 milyonunu askerler oluşturdu. Bilinen o ki, savaşlarda genellikle 1 askerin ölümüne karşılık 1 sivil doğrudan, 14-15 sivilse açlık, susuzluk, bulaşıcı hastalıklar gibi nedenlerden ölmektedir.
  • Dünyanın en kanlı savaşı olarak tabir edilen II. Dünya Savaşı’nda 40-50 milyon insan yaşamını yitirdi. Nükleer silahların kullanıldığı tek savaş olarak da tarihe geçmiş durumdaki söz konusu savaş aynı zamanda Yahudi soykırımı gibi kitlesel sivil ölümlerinin de yaşandığı bir savaştır.
  • Birinci Dünya Savaşı 50 milyon kişinin ölmesine, 90 milyon kişinin de sakat kalmasına yol açtı.
  • Son 10 yıldaki savaşlarda 2 milyon çocuk öldü. 6 milyon çocuk sakat kaldı. 12 milyon çocuk evsiz, 1 milyondan fazla çocuk öksüz veya yetim kaldı. 10 milyon çocuk psikolojik sarsıntı geçirdi ve on binlerce çocuk tecavüz ve işkenceye uğradı.
  • Balkan Savaşı’nda Bosna’da 20 bin kadına tecavüz edildi.
  • Körfez Savaşı’nda ABD müttefiki devletler, Irak-Kuveyt sınırına ve Basra kenti etrafına 1 milyon, Balkan Savaşları’nda da 64 ülkede 110 milyon patlamamış kara mayınının üzerine basacak insanları beklediği biliniyor.
  • Dünyada bugün 500 bini bilim insanı olmak üzere 15 milyon kişi silah ve silah geliştirme endüstrisinde çalışıyor.
  • ABD’de silahlanma ve savaş çılgınlığı artarak sürüyor. Silahlanmaya 396,1 milyar dolar ayrıldığı düşünülüyor. Bu rakam ABD’nin potansiyel düşman gördüğü 7 ülkenin silahlanma harcamaları toplamına Rusya ve Çin’in harcamaları da eklendiğinde, toplam 117 milyar dolarla ABD’nin silahlanma harcamalarının ancak 3’te biri büyüklüğüne ulaşıyor.
  • Türkiye’nin 2014 yılında askeriyeye ayırdığı bütçe ise 19,1 milyar dolar. Askeri yatırım açısından dünyada 14’üncü sırada yer alan Türkiye’nin eğitime ayırdığı bütçe ise 2015 itibarıyla 5 milyar 494 milyon lira…

 

Teknolojik Felaketler: Daha çok kazanç için, para için, güç için dünyayı katletmeye doymadı; doymuyor. Küçücük dikkatsizlikler, sorumsuzluklar, ihmalkarlıklar geri dönüşsüz tahribatlar yaratıyor. Aileler paramparça oluyor. Doğaya, denizlere, havaya acımasızca zarar verilliyor; hayvanların da bu katliamdan fazlasıyla nasiplerini aldığını söylememize gerek yok. 

 

5 Büyük Felaket:

  • Meksika Körfezi'ndeki "Deepwater Horizon" petrol platformunda Nisan 2010'da meydana gelen ve 11 işçinin de yaşamını yitirdiği patlama, eşi benzeri görülmemiş bir çevre felaketine yol açtı. Bilim insanlarına göre tam 15 milyon litre ham petrol masmavi sulara karıştı; yani yaklaşık 70 bin ile 100 bin varil arası. Kuyu patlamadan 85 gün sonra ancak kapatılabildi. Hasar öyle boyuttaydı ki yıllar boyunca bu körfezde balıkçılık yapabilmek mümkün olamadı. Tahminlere göre yüzbinlerce canlı da korkunç şekilde telef oldu.
  • Almanya'nın Oppau bölgesindeki ünlü BASF fabrikasında, 21 Eylül 1921'de tam 4.500 ton amonyum nitrat ve sülfat karışımı patladı. Patlamanın sesi 300 km öteye kadar duyulmuş, bütün fabrikayla beraber çevredeki tüm binalar da yerle bir oldu. Patlamanın 30 km ötesinde dahi cam kırıklıkları yüzünden trafik durdu. 600'e yakın kişi hayatını kaybetti; 2.000 kişi yaralandı ve 6.500 kişi de evsiz kaldı.
  • Exxon Valdez tankeri, 24 Mart 1989'da California'ya doğru ilerlemekteyken Alaska'da sıkışarak bir resife çarptı. Birkaç gün içerisinde 11 ila 38 milyon galon petrol denize saçılmıştı; yani 42.000 ila 144.000 m3. Bu nedenle yeryüzünün başına insan eliyle açılmış en büyük felaketlerden biri kabul edilir.  Kazanın ardından, 100.000 - 250.000 deniz kuşunun, en az 2.800 su samurunun, 300 fok, 247 kartal ve 22 balinanın telef olup öldüğü rapor edildi. Balık ve somonları ise sayabilmek mümkün olamadı... 2010 yılında bile halen civardaki kum ve topraktan petrol çıkmaya devam ediyordu.
  • Hooker Chemical Company isimli firmanın, 1940 ve 1953 yılları arasında New York'un kuzeybatısında bulunan Love Canal hendeğine tam 22.000 ton zehirli atık boşalttığı ortaya çıktı. Niagara civarlarından çocuk ve yetikşin yüzlerce insanın benzer şikayetlerle ard arda hastanelere akın etmeye başlaması kuşku uyandırmıştı. Lösemi, astım, epilepsi ve daha pek çok hastalık oranında anormal bir artış vardı. Biraz araştırılınca, sebebi bulundu. Su ve topraktan alınan numunelerde benzen ve dioksin gibi son derece zehirli maddelerin yanı sıra, yüzlerce farklı kanserojen bileşime çok yüksek miktarlarda rastlandı. Yüzlerce ölüme sebep olan bu felaketin ardından, bölge tamamıyla boşaltıldı; karantinada tutuldu ve temizlenebilmesi yıllarca mümkün olamadı.
  • Japonya'nın Minamata şehrinde, Chisso Corporation isimli şirketin, 30 yıla yakın bir süre boyunca tüm endüstriyel atıklarını denize boşaltması, ileri düzeyde zehirli olan metil-civanın körfezdeki tüm deniz ürünlerinde birikmesine yol açtı. Bu deniz ürünleriyle beslenen halk ve hayvanların tamamı cıva zehirlenmesine uğradı. Felaket, Minamata hastalığı denen ve 1956'da keşfedilen korkunç bir hastalığa yol açtı. Yüksek miktarda cıvaya maruz kalmanın etkisiyle gerçekleşen bu nörolojik hastalık, görme kaybından vücut felcine, komaya ve ölüme yol açıyor. 

 

Yetimler: Yetim çocuklar dünya üzerinde en fazla istismara uğrayan grupları oluşturmaktadırlar. ,Organ mafyaları, fuhuş mafyaları, dilenci şebekeleri, savaş ağaları, misyoner yapılar, kölelik bu çocuklar için en büyük tehlikeleri içermektedir. Ayrıca sokaklarda yaşayan çocukların sayısı 100 milyonun üzerindedir.

Rakamlarla yetimlere göz atalım: 

  • Dünya üzerinde 143-210 milyon civarı yetim çocuğun olduğu UNICEF rakamları olarak verilmektedir. Bu rakamlar içinde UNICEF tarafından tespit edilemeyen 52 ülke dahil değildir; ki Çin bu ülkelerden biridir. Yani aslında rakam çok daha fazladır. 2015 yılında yetim çocukların sayısının 400 milyon olduğu ı ifade edilmektedir. 
  • 200 milyonluk nüfuslarıyla tüm yetim çocuklar bir ülkede toplansalar dünyanın 5. büyük ülkesini oluşturabilirler.
  • Yetim çocukların ortalama olarak yarısı sokaklarda yaşamaktadır. Büyük tehlikeler bu çocuklar için daha yakın olarak görülebilir.
  • Her yıl sadece Afrika’da 2.100.000 çocuk yetim kalmaktadır. 
  • Her 15 saniyede bir Afrikalı çocuk AIDS nedeniyle yetim kalmaktadır.
  • Her gün yetim kalan çocukların sayısı ise 10 bin civarındadır.
  • Sadece Irak’ta 5 milyon kadar yetim çocuğun ve 2 milyona yakın dul hanımın bulunduğu tahmin edilmektedir.
  • Dünya üzerinde 300 binin üzerinde savaşan çocuk bulunmaktadır. Bu çocuklar daha oyun çağlarında boylarından büyük silahları kuşanarak cephelerin en ön saflarına sürülmektedirler.
  • Her yıl yaklaşık 2,5 milyon çocuğun kaçırılarak satıldıkları tahmin edilmektedir. Çocukları kaçıranlar sadece organ ve fuhuş mafyaları değildir. Misyoner örgütler de çocukları kaçırmaktadırlar. 2009 yılında Fransız kuruluşlar Çad’dan 103 çocuğu kaçırırken yakalanmışlardır. 
  • Her gün 3000 çocuk kaçırılarak fuhşa zorlanmaktadır.
  • Her gün 40 bine yakın çocuk devlet bakımı için gereken yaş sınırını aştığı için sahipsiz kalmaktadır.
  • Rusya ve Ukrayna’da yetim kalan çocukların %10-15’i 18 yaşına girmeden intihar etmektedir. %15’i hapse girmekte ve %30’u da evsizdir. Bu çocukların maalesef çoğu uyuşturucu, içki ve fuhuşa sürüklenmekte ve suç işlemeye meyyal olmaktadırlar.
  • Afrika’da 82, Asya’da 89, Latin Amerika’da 13 milyon çocuk yetimdir. Fakat hakkında bilgi sahibi olunmayan Çin, Irak, Myanmar gibi ülkeler katıldığında bu rakamların ikiye katlanabileceği tahmin edilebilir.
  • Yetim çocukların %60’ı hiç eğitim görememektedirler.


İNSANİ YARDIM:

Küresel İnsani yardım raporu verilerine göre ,2016 yılında en fazla uluslararası yardımda bulunan ülkeler sıralamasında Türkiye, ABD’nin ardından ikinci oldu. Türkiye'yi, İngiltere, AB kurumları ve Almanya takip etti. Ülkemiz; 2013, 2014, 2015 Küresel İnsani Yardım Raporlarına göre de, üç yıl üst üste, en çok insani yardım yapan üçüncü; geçen yıl ise ikinci ülke olmuştu.

Rapora göre, 2015 yılında dünyada gerçekleşen insani yardım tutarı 25,7 milyar ABD doları iken, 2016 yılında 27,3 milyar ABD doları gibi rekor bir seviyeye ulaştı.

Türkiye’nin gerçekleştirdiği 6 milyar dolarlık insani yardım, geçen yıl dünyada yapılan yardımın 5’te 1’inden fazlasını oluşturdu.

2017 raporu, Türkiye'nin Dünya’da yardıma muhtaç insanlara destek vermeye yönelik kararlılığını yansıtıyor. Gayri safi milli hâsıla gelirinin %0,75'ine denk gelen insani yardımlar, ülkemizi bir kez daha, dünyadaki 'En Cömert Ülke' konumuna getirdi.

Milli gelirine göre dünyada en çok yardım yapan ülke olan Türkiye’yi, %0,18 ile BAE ve %0,15 ile Lüksemburg izledi.

Son 6 yılda, 52 ülkede mağdur ve mazlumların yardımına yetişen TÜRKİYE, 2016 yılında da Makedonya, Mozambik ve Sudan’daki sel felaketlerinde; Ekvator’daki depremde; Yemen ve Somali’deki iç karışıklıklarda; Haiti’deki kasırgada ve Irak, Suriye ve Filistin’de yardıma muhtaç zor durumdaki insanların umudu oldu.

 

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ:

Tüm bu olaylar karşısında tavrımız ne olmalı peki ? Yaptıklarımızdan ve yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan hesaba çekileceğimiz O Güne hazırlıklı olmamız gerekmiyor mu?

  • Güç ve sömürge medeniyetinin Hakka ve Adalete dayalı medeniyet haline gelmeli
  • Dünya nimetlerinin Adil ve Eşit dağılımı sağlanmalı
  • Zihinsel dönüşüm gerçekleştirilmeli ( Eğitim)
  • İsrafın önüne geçilmeli
  • İnsan haklarına sahip çıkılmalı
  • KYOTO Çevre protokolü şartlarına uygun hareket etmeli
  • İnsani vicdan harekete geçirilmeli
  • Gönüllü kuruluşların(STK) önü açılmalı, desteklenmeli
  • Dünya barışına azami gayret edilmeli
  • Savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmaz
  • Dünya 5’ten büyüktür. 

 

 

Değerli katılımcılar, bu kadar istatistiki bilgilerle sizleri yordum belki. Ama bu verileri bilmemiz gerekiyor. Ve bu güzel dünyamızı ne hale getirdik , düşünmemiz gerekiyor.

Bizler kendi  ellerimizle yaptıklarımızın karşılığını görüyoruz maalesef. Hep başkalarını suçlayarak, kendimizi bu suçtan beri tutamayız.

O halde, hepimizin bu sorunları çözme noktasında yapabileceği şeyler mutlaka vardır.

Haydi hep beraber iyi ve güzel şeyler yapalım ,

 Veya  iyi ve güzel şeyler yapanlara destek olalım,

Bunu da yapamıyorsak, engel olmayalım…

 

Teşekkürler.

Paylaş: