Yardımeli Derneği

Amacımız Ensar ve Muhacir Kardeşliğini Günümüze Taşımak

Amacımız Ensar ve Muhacir Kardeşliğini Günümüze Taşımak

Amacımız Ensar ve Muhacir Kardeşliğini Günümüze Taşımak

Yardımeli Derneği olarak uluslar arası kalıcı faaliyetlerimiz var. Dünyanın dört bir yanında farklı projelerle mazlumlara, mağdur ve muhtaçlara kol kanat germeye çalışıyoruz.

DR. SADIK DANIŞMAN: “ENSAR VE MUHACİR KARDEŞLİĞİNİ GÜNÜMÜZE UYARLAMAK ARZUSUYLA YOLA ÇIKTIK.”

RÖPORTAJ: GERÇEK HAYAT DERGİSİ EDİTÖRÜ MERVE AKBAŞ

Yardımeli Derneği 2007 yılında, 60 gönüllü tarafından kurulan bir yardım kuruluşu. Makamında ziyaret ettiğimiz Genel Başkan Dr. Sadık Danışman’a göre Yardımeli Derneği hak ve İslam adaletini yayarak dünya üzerindeki pek çok sorunun üstesinden gelmeye çabalıyor. Dr. Sadık Danışman ile Eyüp Sultan Köyü, Akabe Yetimler Kompleksi, Somali Çocuk ve Kadın Doğum Hastanesi gibi nice uygulamaları ve yeni projelerini konuştuk.

Yardımeli derneği kimler tarafından, nasıl kuruldu?

19 Eylül 2007’de, Akabe çevresinden 60 gönül dostuyla birlikte kuruldu. Derneğimiz kurulmadan önce bizim ilkelerimiz belirlenmişti. Dernek bu ilkeler çevresinde yönetiliyor. En önemli ilkemiz şeffaflık. Mesela bir kardeşimiz buraya geldi ve bir gömlek bağışladı diyelim. Bir süre sonra geldiğinde, “Benim gömlek nerede?” diye sorduğunda, biz ona “filanca köyde, filanca kişinin üstünde” diyebiliriz. Bu infak, sadaka ve zekât sistemimiz için de geçerli. Bir diğer önemli ilkemiz de “emanete sadakat”.  Biri geldi ve bize 100 TL verdi, “Bunun Gazze’ye gitmesini istiyorum” dedi. O 100 lira muhakkak Gazze’ye gider, farklı bir yere gitmez. Ama bir nedenle gidemezse, o kimseyi arar haberdar ederiz. Eğer başka bir yere gitmesine izin verir, şartsız bir bağış yaparsa farklı noktalara bu bağışı yönlendiririz. Zaten, en güzeli de şartsız bağışlardır. Çünkü asıl ihtiyaç sahiplerini biz buradan, daha net görebiliyoruz.

Derneğinizin ismi çok net ve açık bir anlam ifade ediyor. Bunun bir hikâyesi var mı, nasıl seçildi bu isim?

İşin başındayken, bir takım isimler zikredildi. Beyin fırtınaları estirildi, nasıl olabilir diye.  Sonunda Mustafa İslamoğlu Hocamızdan bu isim bir teklif olarak geldi, hakikaten çok da güzel oldu. Kendisine bu vesile ile bir kez daha teşekkür ediyorum.

Peki, Yardımeli nasıl faaliyetlerde bulunuyor, yardımlarınızın ekseni nedir?

Bizim yardımlarımız merkezinde insan var. İkinci olarak hayata vahiy penceresinden bakmaya çalışıyoruz. Bizim yapmaya çalıştığımız şey sadece yardım değil. Elbette ihtiyacı olan bölgeye gerekli olan yardımları yapıyoruz, ama işimiz o noktada bitmiyor. Biz insanların aklını da doldurmaya çalışıyoruz, yani kalıcı faaliyetlerimiz var.

Dünyanın dört bir yanında farklı projelerle mazlumlara, mağdur ve muhtaçlara kol kanat germeye çalışıyoruz. Hâlihazırda sürdürdüğümüz  “KARDEŞ AİLE PROJESİ”  de bunların en başında geliyor.

Nedir, nasıl bir faaliyettir Kardeş Aile?

Dünyaya baktığımızda çok büyük çelişkiler yaşanıyor insan. Büyük sorunlar, problemler mağdur ve mazlumlar var. Somali’de bebekler mama olmadığı için ölüyor mesela. Ama diğer taraftan da yılda 17 milyar dolar sadece köpek mamasına harcıyor insanlar.  Afrika’nın değişik coğrafyalarında insanlar aç yatarken, dünyada 857 milyon obezite hastası var. Bir tarafta da kana bulanmış coğrafyalar ve 1. 4 milyar dolarlık silah sanayisi var. Bir savaş uçağına verilen para ile Afrika’da 10 tane hastane açılabilir. Peki, neden böyle? Neden bu dengesizlik? Çünkü güç kimdeyse, o istediğini yapar.  Sömürgecilik doyumsuzluktur. Ama hak ve İslam adaletini yayarsak bu sorunları ortadan kaldırabiliriz. Sömürgeciliğin, diğer sorunların ilacı İslam’dadır. Biz de tüm bu düşünceler eşliğinde, Ensar ve Muhacir kardeşliğini günümüze uyarlamak arzusuyla yola çıktık. Kardeşlik sınır tanımaz, müminler ancak kardeştir diyerek 6 bin 500’den fazla alan ve veren eli bir araya getirdik. Yardım alan ailelerin 3 bini Gazzeli. Ama şunun da altını çizmemiz gerekiyor. Biz din, dil, renk ayırmıyoruz, nerede bir mazlum ve mağdurlar varsa orada olmaya çalışıyoruz.

Hangi ülkeler peki bunlar?

Şu anda uyguladığımız ülke sayısı 8’e ulaştı. Başlangıçta Gazze, Filistin ve Filistin mülteci kampları daha sonra Pakistan, Keşmir, Habeşistan ve Türkiye idi. Daha sonra buna Somali’yi, Sudan’ı, Kazakistan’ı ve Bosna Hersek’i kattık. Şu anda sekiz ülkede uyguladığımız bu Kardeş Aile Projemizle ülkemizde 81 ilimizden veren el Kardeş Ailelerimiz, ülkemizin 30’u aşkın ilinden ise alan el Kardeş Ailelerimiz var. 

Bir de Kardeş Aile havuzumuz var. O da şöyle ki: “Ben 100 TL’yi ya da 200 TL’yi verebilecek durumda değilim, ama gönlüm böyle bir programa katılmayı, böyle bir programda yer almayı ve kardeşlerimle bu köprüyü oluşturmayı arzularım” diyen kardeşlerimize de Kardeş Aile havuzuna yönlendiriyoruz.

Yardımeli Derneği’nin İslam coğrafyasından birçok STK ve iyi niyet elçileriyle yoğun ilişkisi olduğunu biliyoruz. En son Şeyh Raid Salah ile de özel bir görüşme gerçekleştirdiniz. Bu ilişkiler hangi faaliyetler neticesinde doğdu?

Yardımeli, ümmet bilincini öne çıkaran bir yardım kuruluşu olmaya çalışıyor. Ümmetin değişik coğrafyalarından simalarla bir araya gelme fırsatı yakalıyoruz zaman zaman. Örnek vermek gerekirse Pakistan’da sağlıklı ve güçlü ilişkilerimiz var. Oranın en önemli cemiyetlerinden biriyle birlikte hareket ediyoruz. Özellikle, eğitim alanında partner kuruluşlarla da ciddi ilişkilerimiz var. Gazze İslam Üniversitesi ile ilişkilerimizi bu noktada anmak isterim. Siyonistlerin bombaladığı üniversitenin laboratuvar kısmını biz yeniledik; hem de eskisinden daha iyi bir şekilde yapıldı.

Sudan Darfur, Somali…

Evet, Sudan Darfur bölgesinde ve Somali’de de önemli çalışmalarımız oldu. Darfur’da ziyaret ettiğimiz her barınakta bir insanlık dramı vardı. Üzücü olan bölgedeki 168 yardım kuruluşundan sadece 16 -17’sinin İslam coğrafyasından gelmiş olması. Mülteci kamplarına girdiğimizde, çocuklar bizi “Hello” diyerek karşılıyorlar. Ama biz “selâmün aleyküm” dediğimiz de “aleykümselam” da diyorlar. İnanır mısınız, orada, o zorluklara rağmen Kur’an okumayı bilmeyen çocuk görmedim. Biz de Sudan Darfur için yapılabilecek en güzel şeyin bir eğitim kompleksi olduğuna karar verdik. Biliyorsunuz, orada ayrı kabilelerden çocuklar bir araya gelmeyebiliyorlar. Biz onları eğitip, şer güçlerin elinden alıp, kardeşliği yeniden öğretebileceğimizi düşündük. 22 dönüm üzerine, 7 bloktan ve 900 metrekareden oluşan bir külliye kurduk: “AKABE YETİMLER KÜLLİYESİ/KOMPLEKSİ.” 600 öğrenci kapasiteli kompleksimize öğrenci almaya başladı. İnşallah her yıl bu kapasiteyi arttırmayı hedefliyoruz. İnşallah orada yetişen çocuklar Darfur’un geleceğini inşa edecekler.

Somali’de de Başbakan Yardımcımız Sayın Bekir Bozdağ’ın temelini attığı ve inşaatına başladığımız “100 YATAKLI ÇOCUK HASTANESİ VE KADIN DOĞUM ÜNİTESİ” de kısa süre içinde faaliyete geçecek inşallah. Bu noktada bu çalışmalarda canla başla çalışan Murat Tokgöz ve Mehmet Akif Çitil kardeşlerimize çok teşekkür etmek isterim.

Atlanmaması gereken başka bir uygulama da Eyüp Sultan Köyü olsa gerek…

EYÜP SULTAN KÖYÜ,2010 yılında meydana gelen sel felaketi sonrası evsiz kalan, mağdur ve muhtaç Pakistanlı kardeşlerimiz için inşa edilecek. İnşallah burada amacımız model ve modern bir köy oluşturmak, el sanatları, meslek edindirme faaliyetlerini Pakistanlı kardeşlerimize sunmak. Sebahattin Zaim, Necip Fazıl Kısakürek ve Cahit Zarifoğlu isimlerinde 3 mahalle var bu köyümüzde. Burada bir evin maliyeti 10 bin dolar. Metrekare bazında yardımları almaya devam ediyoruz. 

Bir yardım derneğinin karşılaşacağı birçok problem var. Özellikle Deniz Feneri Derneği’nin yaşadığı kötü tecrübelerden sonra… Siz bu anlamda yaptığınız işleri nasıl yorumluyorsunuz?

Yardımeli Derneği çalışmalarını ihtiyaca göre belirliyor. Mesela, dünyada ve Türkiye’de o yıl hangi bölgede bir problem, sıkıntı yaşandıysa biz kurbanlarımızı orada kesmeye çalışıyoruz. O bölgelere ağırlık veriyoruz. İnanın bu çalışmaların büyük problemleri, sıkıntıları var. Ama bunları çözmeye çalışıyoruz. Ben emimin ki, bizim gibi diğer yardım kuruluşları da ellerinden gelen hassasiyeti ve özveriyi göstererek çalışmalarını yürütüyorlar. Bir bardak suda fırtına koparanlar, yapılan iyilikler de kötülük arayanlar bizleri yıldıramaz.  

Önümüzde Ramazan ayı var. Yardımeli Ramazan’da neler yapacak?

Her Ramazan da olduğu gibi ümmet coğrafyalarının değişik bölgelerinde güzel faaliyetler içerisinde olacağız. İftar programları olacak. Üzerinde hassasiyetle durduğumuz nokta, birlikte ümmet bilincini kardeşlik bilincini öne çıkarmak. Biz ramazandaki iftar yemeğine “ÜMMET İFTARI”diyoruz. Bu ümmet iftarlarında, ülkemize muhacir olarak gelmiş Müslüman kardeşlerimizi bir araya getiriyoruz. Unutmadan söylemeliyiz ki, 2007’den bu yana her yıl Mescid-i Aksa’daki son iftarı biz gerçekleştiriyoruz. Bu yıl da bu faaliyeti inşallah gerçekleştireceğiz.

“Kumanya Kartı” nedir?

Bizler artık kumanya yerine, ailelere   “KUMANYA KARTI”  veriyoruz. Yaygın market zincirleriyle anlaşarak bu kartların dağıtımı yapılıyor. Dolayısıyla yardıma muhtaç kimseler istedikleri erzağı, istediği ölçüde alma şansına sahip oluyor. Bu kartların 6 aylık kullanım süreleri oluyor.Yani bir anda almak zorunda değiller. Çocuğunun kaleme ihtiyacı varsa gidip onu da alabiliyor. Bu, bir tasarrufu da beraberinde getiriyor. Çünkü ambalaj ve lojistik masrafları ortadan kalkıyor. Dolayısıyla bir aileye 50 lira değil, 60 lira yardım yapabiliyoruz.

Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederim.

Ben de çok teşekkür eder, Gerçek Hayat Dergisi ekibine ve tüm gönüllülerimize en kalbî selamlarımı ve muhabbetlerimi iletirim.

Paylaş: