Yardımeli Derneği

Su… Bir yudum su…

Su… Bir yudum su…

Su… Bir yudum su…

Rabbimizin saymakla bitiremeyeceğimiz nimetlerinden sadece bir tanesi. Su, canlılar ve hatta cansızlar için ikamesi olmayan doğal bir kaynaktır.

Bu yönüyle su, dünyadaki diğer doğal kaynaklardan ayrılmakta ve ayrı bir önem arz etmektedir. 

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan sıcaklar, insanoğlu için vazgeçilmez yaşam kaynağı olan suyun önemini bir kez daha hatırlamamızı sağladı. Kavurucu yaz aylarında vücudumuzda ki su kayıpları artar ve susarız. İster evde ister işte isterse dışarda olalım bulduğumuz ilk  suyu kana kana içeriz öyle değil mi?

Peki… ya suya bizim gibi her istediğinde ulaşamayanlar ne yapıyor dersiniz? Dünyada temiz suya ulaşma imkanı bulamayan 2 milyar insan olduğu rapor ediliyor Birleşmiş Milletler tarafından. Bu rakam ürkütücü geldi öyle değil mi?  Tam 2 milyar insan temiz suya erişemiyor. 844 milyon insan ise temel su ihtiyacından mahrum.

Peki bizler bu manzara karşısında ne yapıyoruz? Evet bir çok sivil toplum kuruluşunun bu yönde çalışmaları var, dünyanın bir çok noktasında su kuyuları açıyorlar bunu biliyoruz. Peki bireyler olarak bizler ne yapıyoruz? Bugün size ‘-yıllardır su içemediğim için susuzluk nedir iyi bilirim’ diyen Özlem Yarıcı’nın başlattığı su kuyusu açma kampanyasını anlatacağız.
 


 

Özlem hanımla hikayemiz, kendisinin bir sosyal medya platformunda başlatmış olduğu kampanyayı öğrenmemizle başladı. Derneğimizin adı kullanılarak yardım toplanması ilk etapta bizi tedirgin etse de Özlem hanımla irtibata geçip durumu öğrendiğimizde adeta şok olmuştuk. İlerleyen günlerde dernek yetkililerimizden bir heyetle şahsen tanışmak ve kendisini tebrik etmek için ikamet ettiği Düzce’ye misafir olduk.
 


 

Özlem hanım Düzce’de ikamet eden bir çocuk annesi bir kardeşimiz. Kendisi yaklaşık 10 yıldır ALS hastası. Dış dünyayla iletişimini sadece gözlerini kullanarak bilgisayar aracılığıyla sağlıyor. Yatağa bağımlı ve sadece gözleriyle iletişim kurduğu dünyada mücadeleyi bırakmamış ve bizlere müthiş örneklik teşkil edecek işler yapmaya çalışıyor. Hayatı tamamen makinelere bağlı olarak yaşıyor. Nefesini dahi bir makine yardımıyla alıyor. Hiç bir şey yiyip içemiyor. Su kuyusu kampanyasını başlamasının sebebini ise şu sözlerle dile getirdi “ yıllardır su içemediğim için susuzluğun ne demek olduğunu iyi bilirim”. Gözlerini kullanarak bilgisayar vasıtasıyla bizlere söylediği bu cümle bizleri dehşete düşürdü. Düşünün; susadığınız halde su içemiyor, acıktığınız halde yemek yiyemiyorsunuz. Suyun tadını unuttuğunuzu, yediğimiz bin bir çeşit meyvenin, sebzenin tadını unuttuğunuzu düşünün. Ve tüm bunlara rağmen isyan etmiyor, yaşamaya, Allah’a şükretmeye devam ediyorsunuz. Ve bununla kalmayıp Afrika’da susamış çocukları düşünüp onlar için bir su kuyusu açmak istiyorsunuz. Tüm bunları makinelere bağlı sadece gözlerinizi kullanarak yapmaya çalışıyorsunuz….
 


 

Biz bugün, bir şeyleri yapmanın imkan değil iman meselesi olduğunu Özlem hanımı tanıyarak görmüş olduk. Özlem hanımın hayatından çıkartacağımız daha bir çok ders var. Bizler kendisinin azmine, çabasına ve imanına şahit olduk.

*Özlem Hanım başlatmış olduğu kampanyayla Afganistan, Bangladeş, Sudan ve Somali’de birer adet su kuyusu açtırmıştır.

Paylaş: