Yardımeli Derneği

İnsanlığın düştüğü acı tablo

İnsanlığın düştüğü acı tablo

İnsanlığın düştüğü acı tablo

Merhametsiz ve vicdansız insanların hızla çoğaldığı dünyamızda, çaresiz ve mağdur insanlara uzanan yardımelleri de hep var olacaktır.

Toplumsal huzurun sağlanabilmesi için gerekli olan, dayanışma, paylaşma ve yardımlaşma gibi insani değerlerin günümüz dünyasında her geçen gün eridiğini görmek sorumluluğumuzu bir kat daha artırmaktadır. Bireyselleşen ve dünyevileşen insan, maalesef kendini her şeye muktedir görmekte, etrafı ve toplumla olan ilişkilerini sınırlandırmaktadır. Başkalarının ihtiyaçları, dertleri ve sıkıntıları kendi gündemine girmemektedir. İlişkiler yapmacık, sohbetler sanal, dostluklar çıkar ve menfaat odaklı hale gelmiş.

Oysa,bizim inancımız, yolda kalmışa, yetime, muhtaca, darda kalanın yardımına koşmaya daha ilk inen ayetlerde dikkat çekmiş ve her mü’minin sorumluluk ve görevleri arasında saymış iken; bu tavsiyelere insanlık neden sırtını dönmüştür? Kendi hemcinsine karşı bu kadar gaddar ve acımasız hiçbir canlı yoktur herhalde.
 


Dünyaya haktan, hukuktan bahsedenlerin, insan hakları dersi vermeye kalkanların, mültecilere yaptıkları tavır ve davranışları tüm dünyanın gözü önünde cerayan ediyor. Zorunlu olarak, vatanından, toprağından, yurdundan göç etmek zorunda kalanların düştüğü durum içler acısı. Bizim kültürümüzde muhacir-ensar dayanışması tüm detayları ile biliniyorken; bu insanların mülteci ve düzensiz göçmen tanımlamaları ile adeta suçlu sayılmaları, itilip-kakılmaları ibretlik bir durum.

İnsanlık ölmemeli…

Birilerinin nefret dolu, merhametsiz ve vicdansız tavırlarına karşılık; Yardımeli ekipleri, Edirne-Pazarkule sınır kapısında zor şartlar altındaki mültecilere, acil yardımlar çerçevesinde kahvaltılık kumanya, sandviç, su, süt, gıda dağıttı.Zira, Bizim için "insan" önemlidir, değerlidir. Kimliği, ırkı, dini sorgulanmaz.

Yardımeli Başkan Yardımcısı Adnan Akdaş Başkanlığında oluşturulan ekipte, YK üyeleri Tuğba Sert, Salim Aydın ve Genel Koordinatör Osman İlhan, sınırın sıfır noktasında bir umutla bekleyen insanlara umut olmaya ve destek olmaya çalıştılar. Acil gıda paketleri, su ve sütten oluşan kumanyalar tek tek dağıtıldı.

Bu insanlara yardım yapmayabilirsin, sevmeye bilirsin, düştükleri bu durumla ilgili kendilerini suçlayabilirsin; bu tavrınla ilgili olarak da bir sürü mazaret ve gerekçe sunabilirsin. Ama, bu insanlara hakaret etmek, güç kullanmak, ölüme terk etmek, hatta öldürmek de neyin nesi… Batının çirkin yüzünü gördüğümüz bu ve buna benzer manzaralarda, bize düşen insanı yaşatmak, insanlığa sahip çıkmaktır.

Çıkmış olduğumuz bu merhamet, şefkat ve kardeşlik yolculuğunda hiçbir kınayanın kınamasına aldırmadan, ilkeler doğrultusunda yürüyüşümüz devam edecektir inşallah.

Paylaş: