Yardımeli Derneği

ZULME SEYİRCİ KALMAK ZULÜMDÜR

ZULME SEYİRCİ KALMAK ZULÜMDÜR

ZULME SEYİRCİ KALMAK ZULÜMDÜR

İşgal, zulüm, işkence, tutuklama, ambargo, bombalamalar ve ölümler (şehadet)… Siyonist İşgalci İsrail tarafından, işgal edildiği günden bu yana Filistin halkı ve topraklarında devam etmekte.

Filistin ve Filistin halkına bu yapılanlar tüm Dünya’nın gözü önünde yaşanmakta. Dünya ülkeleri, yönetimleri, BM, İslam İş Birliği Teşkilatı, Arap Birliği ve 1 milyar 800 milyon İslam âlemi yapılan bu zulmü cılız, kınama ve tepkiler ile geçiştirerek seyirci kalmaktadır. Buna karşılık dünyada merhametli, ehli vicdan, insan haklarından yana olan insanlar tepki vermekte, imkânlarını bu zulmü durdurmak için seferber olmakta ve şunu haykırmakta: 

‘’ZULÜM BİZDENSE BEN BİZDEN DEĞİLİM!”

  • Selam olsun onurlu, merhametli vicdan sahibi ve zulme seyirci kalmayan insanlara!
  • Selam olsun Filistin topraklarında, Kudüs’te, Mescid-i Aksa’da, Gazze’de ribatta olan Filistinli kardeşlerimize!
  • Allah’ın Kahhar ismi ve laneti, İsrailli Siyonistlerin ve İsrail’i destekleyenlerin üzerine olsun!

Mübarek Ramazan ayına girdiğimiz günden bu güne hassaten Cuma gününden beri Siyonist İsrail askeri ve polisi; Mescid-i Aksa’da ibadet eden ve iftarını açan Filistinlilere kurşunlarla, bombalarla saldırmaktadır. Siyonistler, Mescid-i Aksa’yı tahrip etmekte ve yıllardır ambargo altında inletilen Gazze’ye uçaklar ile saldırmaktadır. Gazze halkı elindeki imkânlarla karşılık vererek bu kutlu mücadeleyi ve canlarını savunmaya çalışmaktadır.

Siyonist İsrail bunu her zaman yaptığı gibi özellikle Ramazan’da, Kadir Gecesi’nde, Ramazan Bayramı’na yakın planlı bir şekilde yapmaktadır. Amaçları: dünya Müslümanlarının onurunu kırmak, onları rencide etmek, Siyonist gücün karşısında Müslümanların seyirci kalmalarını göstermektir. 

İslam âlemi Suriye’de, Yemen’de, Irak’ta, Afganistan’da ve diğer coğrafyalarda tefrika, mezhep çatışması ve koltuk sevdası ile birbirlerinin kanını, kardeşkanı dökmekte veya israf ve debdebe içinde bir hayat sürmektedir.

Burada iki anekdotu paylaşmak istiyorum:

1. 1967 İsrail Arap Savaşı’nda gazeteciler, İsrail Cumhurbaşkanına soruyorlar: “Yenilmekten korkmuyor musunuz?’’ Cumhurbaşkanı,  “Hayır, ne zaman ki dünya Müslümanları Kuran-ı Kerim’i hayat kitabı yaparlarsa o zaman korkarız. İşte o zaman yenilebiliriz. ’’ diye cevap veriyor.

2. ‘’2009 yılında Siyonist işgalci İsrail tarafından Gazze’ye yapılan saldırılarda, Mısır’a getirilen yaralılara yardıma gitmiştik. Mısır’ın İsmailliye şehrindeki bir hastanede kolu, bacağı kopan, bombalamalarda ağır yaralanan çok sayıda Filistinli vardı. vardı. Gazze’de taksi şoförü olan birinin de iki ayağı kopmuş halde hastanedeydi. ‘’Ne oldu?’’ diye sorduk. Bizi hayrete düşüren şu cevabı verdi: “Ne olduysa Osmanlı Devleti’nin yıkılmasından sonra oldu.” diyordu.

Son Kudüs saldırılarında ve Gazze’nin bombalanmasında şu ana kadar içlerinde çocukların ve kadınların da olduğu 48 Filistinli şehit edildi. 300 den fazla Filistinli yaralandı. Şehitlerimize Allah rahmet etsin, yaralılarımıza da Allah’tan acil şifalar diliyorum.

İşgalci Siyonist İsrail’in bu zulüm ve işgalleri sadece yapılan saldırılardan ibaret değildir. Doğu Kudüs’teki Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinlileri, kendilerine ait olan evlerinden çıkartıp o evlere Yahudileri yerleştiriyor. İsrail, işgalci politikalarını sadece bugün uygulamıyor. Geçmişten günümüze mütemadiyen aynı yöntemi uygulayarak Filistin’deki işgallerine devam etmektedir. Bunu görmek isteyenler 1947-2021 Filistin haritalarını karşılaştırsınlar.

İşgalci Siyonist İsrail; bu işgali, Filistin topraklarını kendilerine vadeliden toprak olarak gördükleri için yapıyor.

Zulme ve işgale seyirci kalan dünya ülke yönetimleri, BM, İİT, Arap Birliği ve 1,8 milyar İslam âlemi; “Artık yeter!” demenin zamanı geldi ve geçti.

Bu zulmü, bu haksızlığı, bu işgalleri, bu ambargoyu artık durdurun!

Çözüm ne olmalı:

  • Filistin’in işgal edilen topraklarından İsrail derhal çekilmeli ve bu topraklar Filistinlilere geri verilmeli.
  • Hapishanelerdeki Filistinliler serbest bırakılmalı.
  • Kudüs her üç dinin kutsalı, Kudüs ve Mescid-i Aksa, BM veya İİT tarafından acilen ortak koruma altına alınmalı.
  • Özgür ve başkenti Kudüs olan Filistin Devleti tüm İslam ülkeleri tarafından tanınmalı ve İslam ülkeleri Kudüs’te büyükelçilik açmalı.
  • İsrail bu yaptıklarına karşılık Lahey Adalet Divanı’nda yargılanmalı
  • İslam ülkeleri İsrail üzerinde siyasi, sosyal, ekonomik, asker vb. tüm ilişkilerini kesmeli
  • Gazze ambargosu sonlandırılmalı ve acilen Refah Sınır Kapısı açılmalı.

Yardımeli Derneği Gazze’de ve Kudüs’te KARDEŞ AİLE programını 2009’dan beri uygulamaktadır.

Yardımeli Derneği, işgalci Siyonist İsrail’in bu son terörist saldırılarında şehit olanların ailelerine ve yaralılara veren el KARDEŞ AİLE çağrısı yapmaktadır. Yardımeli Derneği olarak Gazze’de bulunan ofisimiz ve Doğu Kudüs’teki STK’lar aracılığı ile insani yardım faaliyetlerini Filistinli kardeşlerimize ulaştırmaktayız.

Geçmişte olduğumuz gibi bugün ve yarın da Filistin’in tüm topraklarında Filistinli kardeşlerimizin insani yardımlarımızla her zaman yanında olacağız.

Allah Kudüs’ün ribatında Filistinli kardeşlerimize güç ve kuvvet versin, ayaklarını sabit tutsun, İslam ümmetine bilinç ve şuur versin.

Küfür devam eder; ama zulüm devam etmez.

 

Dr. Sadık Danışman
Genel Başkan

Paylaş: